İstanbulTeknik

21 Eylül 2021

Eti Bakır A.Ş., 2004 yılındaki özelleştirme kapsamında, Eti Bakır A.Ş. Küre işletmeleri ve Eti Bakır A.Ş. Samsun tesislerini 2006’da Murgul işletmesi, 2007 yılında ise Halıköy tesisleri takip etti. Eti Bakır A.Ş., yeraltı zenginliklerinin tespit edilmesi için, 2017 sonu itibarıyla 1.000 m sondaj yaparak, yaklaşık 50 milyon Dolar Ar-Ge yatırımı gerçekleştirdi ve diğer teknolojik çalışmalarla birlikte bu rakam 60 milyon Dolar’ı aştı. İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 2016 yılında 254. sırada yer aldı. Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri Mazıdağı Fosfat Tesisleri, 1.1 milyar Dolarlık yatırım ile gübre fabrikası olarak 2018 yılı içinde Mardin’de faaliyete geçti.  Eti Bakır A.Ş. Mazıdağı Fosfat Tesisleri’nin yıllık fosfat kayası üretim kapasitesi NP 550.000 ton/yıl, DAP 200.000 ton/yıl. üzerinde. Mazıdağı Gübre Fabrikası’nda hammaddenin yüzde 85’inin yurt içinden sağlanmakta. Mazıdağı Fosfat ve Gübre Fabrikası, bölgenin tek gübre fabrikası olma özelliğini taşıyacak ve Harran Ovası ile GAP’ın gübre ihtiyacının tamamını karşılayacak. Eti Bakır A.Ş. Mazıdağı Fosfat Tesisleri, Diyarbakır’a 90 km, Mardin’e 65 km ve İskenderun limanına 520 km mesafede. Ülkemizin fosfatlı gübre ihtiyacının bir kısmını karşılamak ve ithalata bağımlılığını azaltmak amacıyla 1974 yılında kurulan tesis; özelleştirme yüksek kurulu kararıyla, özelleştirme idaresi başkanlığına devredildi, ihaleye çıkarılarak 2011 yılı Temmuz ayı içerisinde satın alınarak Cengiz Holding bünyesine dahil edildi. İşletmenin katı atık depolama sahası fosforik asit içerisindeki kalsiyum fosfatın filtrasyonu ile oluşan alçıtaşı için toplam 3 lot’da yapılacak olup tamamlandığında 19.000.000 m³ atık kapasitesine ulaşacaktır. Bu atık depolama alanının hizmet süresi yaklaşık 19 yıl olarak hesaplanmıştır. Bu büyük işletmede katı atıkların depolanması için kullanılacak alanda kullanılan geotekstiller İstanbul Teknik’ten temin edilmiştir. Eti Bakır Mazıdağı Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesislerine bizi tercih ettikleri için teşekkürlerimizi sunuyoruz.

21 Eylül 2021

Ülkemizde ve dünyada sayısız rezervlerden mermer elde edilmektedir. Elde edilen mermerlere uygulanacak sağlamlaştırıcı epoksi ürünlerinin de kullanım kolaylığı, mermere uygunluğu açısından farklılık göstermesi gerekmektedir. İstanbul Teknik İnşaat olarak AR-GE Laboratuvarımızda, müşterilerimizin taleplerini dikkate alarak, uygulama alanlarının ortam koşullarına göre, kaliteyi en üst seviyede tutmak amacı ile çeşitli mermer sağlamlaştırıcı ürünler geliştirilmiştir. Aynı zamanda firmamız yenilikçi yönünden ötürü de her geçen zaman dilimde sürekli geliştirmeye de devam etmektedir. Sürekli geliştirme çalışmalarının bir adımı olarak laboratuvarımızda bulunan test ekipmanlarımız ile epoksi ürünlerinin teknik özelliklerinin tespit edilmesi ve ürünlerin geliştirilmesi çalışmaları yapılmaktadır. Vizkozite Tayini ile farklı bölgelerdeki müşterilerimizin yaşanan iklim değişikliklerinden dolayı ihtiyaç duyduğu farklı akışkanlık seviyelerine rakamsal olarak ulaşarak uygulama esnasında yaşanacak problemler ortadan kaldırmış olmaktayız. Epoksi mermer sağlamlaştırıcı ürünlerimiz çift bileşenlidir ve kürleşmenin gerçekleşmesi için bileşenlerin birbiriyle tamamen reaksiyona girmesi gerekmektedir. Kuruma süresi tayini ile reaksiyon sürelerini tespit ederek uygulama esnasındaki verimi arttırmaktayız. Aynı zamanda uygulayıcı ekiplerin talep ettikleri süreler doğrultusunda ürünlerimizi bilinçli bir şekilde geliştirmekteyiz. Mermer ürünlerine epoksi sağlamlaştırıcılar uygulandıktan sonra taşıma esnasında güneşin yaymış olduğu UV ışınlarına, yağmur suyuna ve buna bağlı olarak ta neme maruz kalmaktadır. UV cihazımız belirlenmiş uluslararası standartlar doğrultusunda ürünlere belirli dalga boyunda ışınlar göndererek ve sprey sistemi ile yağmurlama yaparak uzun sürede oluşacak maruziyeti kısa sürede yaşlandırma şeklinde tespit etmektedir. Buna bağlı olarak ta ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda ürünlerimizi UV dayanımlı hale getirip kullanım ömürlerini uzatmaktayız. Aynı zamanda ürünlerimize uyguladığımız mukavemet testleri ile mermeri tutuculuğunu tayin ederek maximum düzeyde mukavemet geliştirmiş bulunmaktayız. Yaptığımız tüm test çalışmalarımız ile alt yapımızı her geçen gün güçlendirerek daha verimli, kararlı adımlarla ilerlemekteyiz

21 Eylül 2021

Türkiye’de ulaştırma sektörünün en önemli bölümünü karayolları oluşturmaktadır. Karayolları ‘Devlet ve İl Yolları Envanterine göre 3 bin 60 km otoyol, 31 bin 006 km devlet yolu ve 34 bin 165 km il yolu olmak üzere toplam 68 bin 231 km karayolu ağına sahip Türkiye’nin; %56’sını sathi kaplamalı yollar, %37’unu asfalt betonlu yollar, %5’ini de diğer yollar oluşturmaktadır. Doğal olarak bu seviyedeki bir yol ağının bakım, onarım veya yeniden yapılması gereken yol üst yapısı inşaatları devlet bütçesinde ciddi bir oran teşkil etmektedir. Geogridler, yüksek çekme mukavemetleri ve uzun ömürleri sayesinde donatılı duvarlarda beton donatısı olarak, zemin iyileştirmede ise zeminde meydana gelecek farklı oturmaları azaltıp, taşıma gücünü arttırmak için kullanılmaktadırlar. Geogridlerin cam elyaf örgülü ve polyester örgülü her iki çeşidi de zemin iyileştirme, asfalt betonu tabakalarının kalınlığını azaltmak ya da tabakaların dayanıklılığını arttırmak başta olmak üzere pek çok amaç için kullanılmaktadır. Geogrid sektöründe kullanımı yaygın olan cam elyaf gridin uygulama ve lojistik konularında yaşanan zorluklar dolayısıyla beklenildiğinden daha düşük performanslar sergilediği durumlar ise çoğunlukla göz ardı edilmiştir. Oysa ki; polyester geogridler; Karayolları Teknik Şartname (2013) ‘te belirtilen uygulama şartları ve teknik gereklilikler sağlandığı takdirde benzer amaçlarda performans gösteren cam elyaf örgülü geogridlere göre daha ekonomik olabilirler. Oldukça kırılgan yapıya sahip olan cam elyaf taneler ulaştırma, taşıma , uygulama aşamalarının her birinde iyi korunmadığı takdirde deformasyona uğrar. Projeler için hesaplanan deformasyon tolerans limitlerini bu sebeplerle karşılayamadıkları durumlar poylester örgülü geogridlerle daha verimli uygulamalar haline getirilebilir. İstanbul Teknik İnşaat Ar-Ge Merkezi’nde gerçekleştirilen ‘’Polyester Geogridin Asfalt Tabakalarında Kullanılması’’ projesiyle Türkiye’de henüz asfalt üstyapı tabakalarında polyester geogridin uygulanmamış olmasından dolayı bilinmeyen sürtünmeye, kesme dayanımına, eğilme dayanımına, stabiliteye, üstyapı çatlaklarına ve oturmaya olan etkilerinin belirlenmesinin yanında, yapım maliyetlerine olan faydaları da bu çalışma sayesinde kanıtlanmış olacak ve elde edilen bu sonuçlar sektöre katkı sağlayacaktır.  İstanbul Teknik İnşaat Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen yeni tip polyester geogrid ile yapılan bu proje için yapılan çalışmalar neticesinde polyester örgülü geogrid elemanının asfalt tabakaları arasındaki kullanımının tekrarlı yükler altında sergileyeceği davranış belirlenecek, yol üstyapısında kullanılmasının ne seviyede bir iyileşme ve verimlilik sağlayacağı belirlenmiş olacaktır. Üniversite – Sanayi İşbirliği kapsamında Eskişehir Teknik Üniversitesi ile birlikte gerçekleşen çalışmalarda bugüne kadar alınan sonuçlar; polyester geogridin cam elyaf örgülü geogride kıyasla, lojistik , uygulama ve maliyet konularında kayda değer farklar sağladığını göstermiştir. Üstyapı dayanımını arttırdığı, ayrıca asfalt betonu üstyapısını oluşturan aşınma, binder tabakalarının kalınlıklarının azaltılmasına rağmen tabakalar arasında kullanılan polyester örgülü geogrid sayesinde daha yüksek trafik yüklerini karşılayabildiği görülmüştür. Bu sayede büyük bütçelerle yapılan asfalt tabakalarından kar edilebilecektir. Bununla birlikte, polyester geogridin asfalt tabakaları arasında kullanımı ile zeminde oluşarak üst tabakalarına iletilen yansıma çatlaklarının oluşumunu azaltıldığı görülmüştür. Tüm bu sonuçlar büyük bütçelerle yapılan yol bakım maliyetlerini azaltarak büyük karlılıklar ve yüksek verimlilik sağlayacaktır. Sürdürmekte olduğu bu proje ile İstanbul Teknik İnşaat, bir ilke daha imza atmış, sektörde sürdürdüğü yenilikçi ve yaşamı kolaylaştırmayı hedefleyen politikasına yeni değerler katmıştır.

8 Eylül 2021

Türkiye’nin en büyük geogrid ve asfalt kimyasalları üreticisi İstanbul Teknik, tüm dünyayı sarsan pandemi koşullarına rağmen 2020’de AR-GE kanadında güçlü bir performans ortaya koyarak Türkiye liderleri arasına girdi. Turkishtime Dergisi tarafından hazırlanan “Türkiye’nin En Çok AR-GE Harcaması Yapan Şirketleri” araştırmasına göre, 2020 yılında ülkemizdeki 1.227 AR-GE Merkezi arasında ilk 500’e girerek 354. sırada yer alan şirket, yaklaşık 5 milyon TL’lik yatırım hacmiyle bir önceki yıla göre 50 basamak birden yükseldi.  Türkiye’nin en büyük Geogrid üreticisi olarak Geosentetik, asfalt kimyasalları ve yalıtım malzeme üretim, satış ve çözüm mühendisliği alanında faaliyetlerine devam eden İstanbul Teknik, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tescilli AR-GE merkezi ile ülkemizin bu alana en çok yatırım yapan şirketleri arasındaki yerini güçlendiriyor. Pandemi koşullarına rağmen 2020’de yaklaşık 5 milyon TL AR-GE yatırımı yapan şirket; Turkishtime Dergisi’nin “Türkiye’nin En Çok AR-GE Harcaması Yapan Şirketleri” araştırması sonuçlarına göre, 1.227 AR-GE Merkezi arasında 354. sırada yer alarak bir önceki yıla göre 50 basamak birden yükseldi.  Geosentetik, asfalt ve mermer alanının ilk AR-GE merkezi  “Yaşamı iyileştirmek için” mottosuyla Geosentetik, asfalt ve mermer konusunda çalışan İstanbul Teknik, Türkiye'de bu alanda çalışan ilk ve tek AR-GE merkezine sahip. Ocak 2019’da T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AR-GE Teşvikleri Genel Müdürlüğü tarafından tescillenen merkez; yeni teknoloji, yeni ürün, yeni süreçler ve know-how noktasında firmayı ve sektörü dünya çapındaki gelişmeler ışığında ileriye taşıyan, tüm çalışmalarını  belirli bir sistematik dâhilinde yürüten bir yapıda faaliyet gösteriyor. Merkez içerisinde Proje Koordinasyon, Araştırma, Test ve Analiz, Geliştirme, Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları ile Destek birimleri yer alıyor.   Ülkemizin dışa bağımlılığını azaltarak ekonomimize güç katmak, sektöre ve ülkemize katma değeri yüksek, yenilikçi ürünler kazandırmak misyonuyla çalışmalarına kesintisiz devam eden İstanbul Teknik AR-GE Merkezi; kuruluşundan bu yana 2 patent başvurusu yaparak 3 marka tescili aldı. 7’si ulusal ve 4’ü uluslararası olmak üzere toplam 11 yayın gerçekleştirdi ve hatta uluslararası yayınlardan bir tanesi SCIE yayını olarak oldukça dikkat çekti. Halihazırda çalışmalarını alanında uzman  çok sayıda araştırmacıyla yürüten merkezin uluslararası akademik ve sanayi iş birlikleri de bulunuyor. Karayolları Genel Müdürlüğü, TÜBİTAK, İstanbul Sanayi Odası, KIWA’nın yanı sıra Yıldız Teknik, ODTÜ, Marmara, İstanbul Teknik, Sabancı, İstanbul, Gebze Teknik, Eskişehir Teknik ve Çukurova Üniversiteleri İstanbul Teknik’in paydaşları arasında.   “Geliştirdiğimiz ürünlerle yaşamı iyileştirme çabamız devam edecek” Profesyonel bir ekiple inovatif ürünler geliştirerek sektöre katkıda bulunmayı hedeflemenin yanı sıra ülkemizin dışa bağımlılığını azaltmak gibi önemli bir misyon ve vizyon taşıdıklarını ifade eden İstanbul Teknik Yönetim Kurulu Başkanı Macit Tanyol, şu ifadeleri kaydetti; “Rekabette öne geçmenin ve dünya çapında etki yaratmanın ancak ve ancak güçlü AR-GE çalışmalarıyla mümkün olduğunun bilincindeyiz. Bu kapsamda küresel ekonominin belirsizliğine rağmen 2020’de AR-GE tarafında performansımızı artırma yoluna gittik. AR-GE Merkezimizce geliştirilen tüm ürünlerimiz yerli üretim anlayışımızdan ödün vermeden kendi malzemelerimizden ve formülasyonlarımızla üretilerek piyasaya sunuluyor. Geliştirdiğimiz ürünler arasında soyulma önleyici katkılar, asfalt emülsiyonları, mermer koruma jelleri, Geosentetik kaplamalar, modifiye asfalt bitüm emülsiyonları, ileri malzeme teknolojileri yer alıyor. Merkezimizce yapılan çalışmalarla yıllar içerisinde önemli başarılara imza attık. Asfalt ve Geosentetik bölümleri üreticisi, ulaşım sektöründe Türkiye'de ilk yerli asfalt kimyasalları üreticisi, Türkiye’nin en büyük Geoarme duvarın uygulayıcısı,  ilk ve tek yerli polyester Geogrid üreticisi olmak bunlardan sadece birkaçı. Firmamıza, sektöre ve ülkemize kazandırdıklarımızla yaşamı iyileştirme çabamız aynı enerji ile önümüzdeki yıllarda da katlanarak devam edecek.” 2020 Arge Harcamalarına Göre En Büyük Şirketler https://turkishtimedergi.com/arge250/arge250-500.html

20 Ocak 2021

Cumhuriyet tarihinin en büyük altyapı projesi olan ve birinci fazı 29 Ekim 2018 tarihinde hizmete açılan İstanbul Havalimanı, 6 Nisan 2019 tarihi itibariyle yolcularına birinci faz kapsamında, 2 pist ve 90 milyon yolcu kapasiteli terminal binası ile hizmet veriyor. 76,5 milyon metrekarelik bir alanı kapsayan yeni havalimanı, Asya, Afrika ve Avrupa kıtaları arasında küresel bir transfer merkezi olarak dikkat çekiyor. Dünyada turizm sektörünün en prestijli yayınlarından Global Traveler'ın Leisure Lifestyle ödüllerinde ‘Üstün Yenilik’ kategorisinde ‘Özel Başarı Ödülü’ne layık görüldü. İGA’nın yolculuğu DHMİ’nin 3 Mayıs 2013’te İstanbul Havalimanı’nın inşa edilmesi ve işletilmesini ihale etmesi ile başladı. İstanbul Havalimanı’nı inşa etmek ve 25 yıl boyunca işletmek amacıyla 7 Ekim 2013 tarihinde Cengiz-MAPALimak-Kolin-Kalyon Ortak Girişim Grubu konsorsiyum olarak İGA ismini alarak kuruldu. İnşaat, dört fazda tamamlanacak şekilde planlandı. Hem yurtiçi hem de yurtdışında, inşaat, enerji, turizm, madencilik, liman ve havalimanı işletmeciliği gibi farklı sektörlerde faaliyetleri bulunan Kalyon – Cengiz – Mapa – Limak Ortak Girişim Grubu’nun, havalimanı inşaatı tecrübeleri arasında sekiz havalimanı bulunuyor. • İstanbul Sabiha Gökçen (Türkiye) • Priştina (Kosova) • Kahire Terminal 2 (Mısır) • Bakü Heydar Aliyev (Azerbaycan) • Hawler – Erbil (Kuzey Irak) • Duhok (Kuzey Irak) • Ordu-Giresun (Türkiye) Buna ek olarak konsorsiyum üyelerinden Limak Holding’in İstanbul Sabiha Gökçen (Türkiye) ve Priştina (Kosova) havalimanlarını işletme tecrübesi bulunmaktadır. İstanbul Havalimanı İstanbul'un Avrupa yakasında Karadeniz kıyısında yer alan yeni havalimanı, Çatalca- Göktürk-Arnavutköy kavşağında ve Tayakadın ile Akpınar köyleri arasında konumlanıyor. Otobüs, havalimanı transfer servisleri gibi toplu taşıma araçlarının yanı sıra havalimanı taksi ve özel araçlarla kolayca ulaşılabilen İstanbul Havalimanı, Avrupa Yakası'nda Levent'ten 36 km, Taksim'den 40 km, Anadolu Yakası'nda Üsküdar'dan 47 km ve Kadıköy'den 52 km uzaklıkta yer alıyor. İstanbul Havalimanı'nın ayrıca Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu'na da bağlantısı bulunuyor. İstanbul Havalimanı, kusursuz bir hizmet anlayışıyla yolcularına iç ve dış hat noktalarında ev sahipliği yapıyor. Şu anda yeni havalimanından iç hat güzergahlarda 45 şehre uçuş gerçekleştiriliyor. İstanbul Havalimanı’ndan dış hatlarda 110 ülkedeki 249 farklı şehre uçuş sağlanıyor.

20 Ocak 2021

İstanbul Teknik A.Ş. olarak; özenli, kaliteli üretimimiz, yenilikçi ve sorun çözücü ürün geliştirmelerimiz ile dünya markaları arasındaki yerimizi almış, üretimimizin süreklilik arzeden kalitesi ve güçlü kurumsal yapımız ile 70 ülkeye ihracat yapabilen bir seviyeye ulaşmıştık. Geogridin ana üreticisi durumunda olan bir ülkeye ihracat yapmak, %100 yerli üretim yapan bir Türk firması için zor olsa da, Almanya'nın devlet kurumlarında kabul görmesi için gereken sayısız, zorlu test ve belegelendirme sürecinden başarı ile geçen ForTex geogridleri artık Almanya pazarında da hak ettiği yeri aldı. İstanbul Teknik ise bu yüksek, uluslararası standartları sağlayan çok az sayıda firmadan biri olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bu zorlu bir süreçti ve meyvesini verdi. Almanya ile yılardır yürüttüğümüz geogrid ticareti tersine döndü ve Almanya’yı geogrid ihracatımızın en büyük pazarı haline getirdi. Öte yandan, Bolu Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan yeni fabrikamızın da üretime başlaması ile birlikte artan kapasitemiz, Türkiye taleplerinin karşılanmasının yanısıra, Almanya pazarına da rahatlıkla hizmet vermemize olanak sağlamaktadır. Bu ülkemiz için gurur ve gelir kaynağı olan haberi, siz değerli iş ortaklarımızla paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.

18 Ocak 2021

Emülsiyon, birbiriyle karışmayan iki sıvının karışımı olarak tanımlanır. Emülsiyonların çoğunda fazlardan biri su olmaktadır. Emülsiyonlar günlük hayatta gıda, kozmetik ve yol yapım uygulamalarında karşımıza çıkmaktadır. Emülsiyonların üretilmesi için yapısında hidrofilik (suyu tutan) ve hidrofobik (suyu tutmayan) gruplar içeren emülgatörlerin kullanılması gerekmektedir. Bazı yol yapım uygulamalarında bitüm emülsiyonları kullanılmaktadır. Bitüm emülsiyonları sıcak asfalta göre daha güvenli ve çevre dostu bir sistem sağlamaktadır. Emülsiyonlar sıcak bitümün yol açabileceği yangın riskini ve emisyonu en aza indirmektedir. Bunun yanında emülsiyonlar sıcak karışım uygulamalarına göre daha az enerji sarfiyatı sağlamaktadır. Kesilme sürelerine göre bitüm emülsiyonları hızlı kesilen, orta kesilen ve yavaş kesilen emülsiyonlar olarak üç sınıfa ayrılır. Hızlı kesilen emülsiyonlar agrega ile temas ettiğinde kısa bir sürede kesilirler. Orta kesilen emülsiyonlarda ise bu süre biraz daha uzun olmaktadır. Yavaş kesilen emülsiyonların agregayla temasından sonra kesilme daha uzun sürede tamamlanmaktadır. Ar-Ge Merkez Laboratuvar’da yol uygulamalarında kullanılması amacıyla bitüm emülgatörleri üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda laboratuvarımızda Slurry Seal ve Micro Surfacing gibi harç tipi kaplamalarda kullanılan katyonik emülsiyon için yavaş kesilen emülgatör formülü geliştirildi. Yavaş kesilen emülgatörlerin tamamı yurtdışından ithal edilmektedir. Ülkemizde bazı harç tipi kaplama uygulamaları yapıldı. Ancak geçmiş uygulamalardan beklenen fayda elde edilemedi. Bu yüzden Türkiye’de harç tipi kaplama uygulamaları yeterince gelişemedi. Geliştirdiğimiz yeni emülgatör ile kararlı yavaş kesilen bitüm emülsiyonları elde edilebilmektedir. Bu emülsiyonlar emülgatör dışında herhangi bir katkı maddesi kullanmaya gerek kalmadan uzun süre bozulmadan kalabilmektedirler. Geliştirdiğimiz yavaş kesilen emülgatörün sunacağı avantajlar şu şekilde sıralanabilir: • Türkiye’de ilk defa böyle bir ürün üretilecektir. • Yavaş kesilen emülsiyon ile yapılmış yolların kalitesi artacaktır. • Yolun ömrü uzatılmış olacaktır. • Nemli agregalar ile çalışma imkanı olacaktır. • Bitümlü sıcak karışımların yol uygulamalarında 145- 160°C sıcaklıkta bitümle agreganın karıştırılması gerekmektedir. Emülsiyonlar ise 85°C’den oda sıcaklığına kadar kullanım imkanı vermektedir. Bu nedenle ısıtma için kullanılan enerji sarfiyatı düşmüş olacaktır. • Hızlı kesilen emülsiyonlarda agrega’yı ıslatıp yeterli yapışkanlığın sağlanması için gerekli süre çok daha kısadır. Yavaş kesilen emülsiyonlarda ise, kürlenme süresi daha uzun olduğu için emülsiyon agrega’yı daha iyi sarmaktadır. Bu da işlenebilirliği artıracak ve uygulama kolaylığı sağlayacaktır.

14 Ocak 2021

Kuzey Marmara Otoyolu’nun güzergahı; İstanbul’un Avrupa yakasında Silivri ilçesi Kınalı kavşağından başlayarak, İstanbul Havalimanı bağlantı yolları da dahil olmak üzere, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne bağlanan Eyüp ilçesi Odayeri semtinde sona ermektedir. Kuzey Marmara Otoyolu’nun Avrupa yakasındaki diğer bir kolu olan Habibler-Hasdal kavşağı bağlantı yolu da şehir trafiğine alternatif sağlamaktadır. Kuzey Marmara Otoyolu’nun, İstanbul’un Asya yakasından güzergahı  Pendik  ilçesine bağlı Kurnaköy gişelerinden başlayıp Sakarya’nın Akyazı ilçesine kadar kesintisiz devam etmektedir. Bu güzergah boyunca Sabiha Gökçen Havalimanı’na, İstanbul Park’a, Gebze OSGB’ye, Dilovası TEM bağlantı yoluna, D-100 bağlantı yoluna, Osmangazi Köprüsüne, Sevindikli kavşağından Kocaeli- Çayırova yoluna, İlimtepe kavşağından İzmit Körfez ilçesine kolaylıkla ulaşılabilir. Bu  otoyolu,  devam  eden  Çanakkale  Köprüsü ve bağlantı yolları ve İstanbul İzmir Otoyolu ile birleşerek bütün Marmara etrafında kesintisiz bir otoyol ağı oluşturma projesinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır.İstanbul Teknik Cengiz İnşaat’ın yapmakta olduğu Kurtköy-Akyazı Kesimi, 5. Kısım KM: 151+500- 188+000 yapım işini üstlenmiştir.İstanbul Teknik ayrıca Limak İnşaat’ın yapmakta olduğu Kurtköy-Akyazı Kesimi, 4. Kısım KM: 129+650-151+500 yapım işini üstlenmiştir. İstanbul Teknik ayrıca Kolin İnşaat’ın yapmakta olduğu Kurtköy-Akyazı Kesimi, 6. Kısım KM: 188+000-190+400 yapım işini üstlenmiştir. Bu kapsamda yapılan tüneller Türkiye’nin en geniş kesitli tünellerindendir. Her bir tüp 4 şeritli yol için yapılmakta olup 22 m genişliğe ve 34,4 m yay boyuna sahiptir.